Kıbrıslı Yalısı

Kıbrıslı Yalısı

İstanbul Boğazı'nın en geniş cephesine sahip yalısı olan Kıbrıslı Yalısı, tarihi dokusu ve mimari ihtişamıyla Kandilli kıyılarında göz kamaştırıyor.

Kandilli kıyısında, Boğaz sularının hemen kenarında uzanan Kıbrıslı Yalısı, uzun beyaz cephesi ve klasik mimarisiyle dikkat çekiyor. İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında, Kandilli semtinde yer alan bu görkemli yalı, yaklaşık 64 metrelik sahil cephesiyle bölgenin en geniş yalısıdır. Alçakgönüllü görünümlü tekne şeklindeki uzun yapısı, kıyıda adeta kanatlarını açmış bir silueti andırarak benzersiz bir ilk izlenim bırakır. Boğaz’ın en dar kısmında konumlanması sayesinde Rumeli Hisarı ve Anadolu Hisarı gibi karşılıklı iki tarihi kaleyi çerçeveleyen panoramik bir manzaraya sahiptir. Yapı karadan yüksek duvarlar ve ağaçlar ardına gizlendiği için, asıl ihtişamını denizden geçenlerin gözleri önüne serer.


Kıbrıslı Yalısı’nın Tarihi

Kıbrıslı Yalısı, Osmanlı Padişahı I. Abdülhamid döneminde, 18. yüzyılın sonlarında Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. İlk sahibi olan İzzet Mehmet Paşa “Kara Vezir” olarak da bilindiğinden, yalı başlangıçta Kara Vezir Yalısı adıyla anılmıştır. 1840 yılında ise üç kez Osmanlı sadrazamlığı yapmış Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa yalının yeni sahibi olmuş ve yapı günümüzde bilinen adını bu devlet adamından almıştır.


19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında Kıbrıslı Yalısı, önemli buluşmalara ve davetlere ev sahipliği yapmıştır. Ünlü Fransız yazar Pierre Loti ve Türk şair Yahya Kemal sık sık bu yalıda bir araya gelerek Boğaz sohbetleri yapmış; mekan dönemin entelektüel çevrelerinde popüler bir buluşma noktası haline gelmiştir. Ayrıca yalı, Irak Kralı Faysal ve Fransız İmparatoriçesi Eugénie gibi yabancı konukları da ağırlayarak uluslararası ün kazanmıştır. Günümüzde Kıbrıslı Yalısı hâlâ özel mülk durumundadır ve farklı ailelere ait dört ayrı bölümden oluşmaktadır. İç kısmı ziyarete kapalı olan bu tarihi yapı, dışarıdan özellikle de deniz üzerinden seyredilerek görülebilmektedir.


Kıbrıslı Yalısı’nın Mimarisi

Kıbrıslı Yalısı, Osmanlı sivil mimarisinin geleneksel öğelerini Batı etkileriyle birleştiren neo-klasik üslupta inşa edilmiş ahşap bir yapıdır. Boğaz kıyısına paralel konumlanan yalının haremlik ve selamlık gibi ayrı bölümlerden oluşan planı, yapıya yatayda genişleyen bir form kazandırır. Denize bakan ön cephe, yapıyı tekdüzelikten çıkaran çıkmalar (cumba benzeri çıkıntılar) ve sıra halinde dizilmiş dar uzun pencereler ile hareketlendirilmiştir. Zaman içinde, 19. yüzyılda eklenen selamlık salonu ve yazlık köşk (divanhane) gibi yapılarla yalının mimarisi daha da zenginleşmiştir.


Yalının selamlık bölümü (erkek misafirlerin ağırlandığı kısım) günümüze en iyi korunmuş şekilde ulaşmıştır. Bu bölüme bahçe tarafından dört sütunlu bir portik ile giriş sağlanır. İç mekanda yüksek tavanlar ve duvarlarda alçıdan yapılmış zarif bitkisel motifli süslemeler dikkat çeker. Doğu yönündeki büyük salonun zeminini küçük renkli taşlarla yapılmış mozaik döşeme kaplamakta olup ortasında mermerden bir süs havuzu (fıskiye) bulunmaktadır. İki katlı yapı, toplam 21 oda barındıracak büyüklüktedir. Ne yazık ki, yalının geniş arazisindeki bazı yapılar zamanla yok olmuştur; 18. yüzyıl sonlarında yapıldığı bilinen bir bahçe köşkü ile üç büyük hamam günümüze ulaşamamıştır. Bahçeden geriye sadece mermer bir çeşme ve küçük bir havuz kalmıştır. Tüm bu mimari özellikleriyle Kıbrıslı Yalısı, Boğaz’ın nadide tarihi yapılarından biri olarak göze çarpmaktadır.


Kıbrıslı Yalısı’nı Yatla Keşif

Kandilli kıyısında Boğaz’ın daha sakin ve köklü bir anlatı kurduğu hatta yer alan Kıbrıslı Yalısı, geniş cephesi ve suya yayılan duruşuyla ilk bakışta bulunduğu hattın süreklilik hissini güçlü biçimde yansıtır. Denizden bakıldığında yalı, tek bir yapının ötesinde, nesiller boyunca devam eden bir yaşam kültürünün izlerini taşıyan bir sahne gibi algılanır. Karadan bakıldığında çoğu zaman parçalı hissedilen bu uzun cephe, su seviyesinden izlenince bütünlüklü ve dengeli bir kompozisyona dönüşür. Yat kıyıya paralel ilerledikçe Kıbrıslı Yalısı, Kandilli hattının neden Boğaz’ın en yerleşik ve ağırbaşlı bölgelerinden biri olarak görüldüğünü sessizce anlatır. Bu noktada mimari, değişmekten çok devam etmeyi seçmiş gibidir. Yapı, gösterişle değil, süreklilik ve köklülükle etkiler. Burada durup izlemek, Boğaz kıyısındaki hayatın yalnızca anlık değil, zamana yayılan bir hikâye olduğunu hissettirir. Kıbrıslı Yalısı’nı bu bağlamıyla görmek, Boğaz’da yat kiralayarak ilerlediğinizde çok daha derin bir anlam kazanır. Kıbrıslı Yalısı çevresinde bir rota planlamak isteyenler, filomuzdaki yat seçeneklerini süre ve kişi sayısına göre online olarak değerlendirip menü ile ekstra hizmet tercihleri eklendikçe bütçenin nasıl şekillendiğini yatkiralama.net üzerinden adım adım takip edebilir.