Boğaz kıyısında taş duvarlarıyla zamana direnen Esma Sultan Yalısı, geçmişin izlerini modern dokunuşlarla buluşturan en özgün yapılardan biridir.
19. yüzyılda,
Sultan Abdülaziz tarafından kızı
Esma Sultan için
özel bir yaşam alanı olarak inşa ettirilen bu yalı, Osmanlı hanedan yaşamının zarif örneklerinden biri olarak Boğaz’da konumlanmıştır. İlk dönemlerinde ahşap yapısıyla dikkat çeken yalı, zaman içinde yaşanan büyük bir yangın sonucu ciddi hasar görmüş ve uzun süre harap halde kalmıştır. Ancak bu yıkım, yapının karakterini tamamen silmek yerine onu farklı bir kimliğe taşımıştır. 1990’lı yıllarda gerçekleştirilen kapsamlı restorasyonla birlikte,
taş duvarları korunarak iç kısmı modern mimariyle yeniden tasarlanmış, böylece geçmiş ile günümüz arasında güçlü bir köprü kurulmuştur. Günümüzde etkinlik ve organizasyon mekânı olarak kullanılan Esma Sultan Yalısı,
tarihi dokusunu modern atmosferle birleştiren eşsiz yapısıyla İstanbul’un en dikkat çekici yalılarından biri olmayı sürdürüyor.
Esma Sultan Yalısı’nı karadan görmek etkileyicidir; ancak denizden yaklaşmak bu yapının gerçek karakterini ortaya çıkarır. Boğaz’da ilerleyen bir yatın üzerinden bakıldığında, yalının taş duvarları suyla birleşir ve geçmişin izleri daha güçlü hissedilir. Açık bırakılmış cephe yapısı sayesinde iç mekânla dış dünya arasında kurulan o sıra dışı ilişki, denizden bakıldığında çok daha net anlaşılır. Özellikle gün batımında, ışığın taş yüzeylerde yarattığı gölgelerle birlikte yapı adeta yaşayan bir sahneye dönüşür. Bu yüzden
İstanbul'da yat kiralama, Esma Sultan Yalısı’nı yalnızca görmek değil, onun hikâyesini ve atmosferini en etkileyici açıdan deneyimlemek için eşsiz bir fırsat sunar.